Rehber

Karakter özelliklerimiz günlük davranışlarda ortaya çıkıyor

Karakter özelliklerimiz bazı sıradan davranışlarla gün yüzüne çıkıyor. Bazen ıslık çalmak, bazen şarkı mırıldanmak, kimi zaman ise verdiğimiz ilginç tepkiler arasında yer almaktadır. İşte tüm bunlar bireylerin karakteristik özellikleri hakkında önemli ipuçları veriyor.

Psikoloji disiplininde kişilik, bireylerin yaşamlarını nasıl sürdüreceğine dair önemli ipuçları sunduğundan mütevellit, dikkate değer bir konudur.

Kişilik özelliklerimiz yalnızca uzun vadeli başarılarımızda saklı değil. Aynı zamanda günlük küçük alışkanlık ve davranışlarımızda da belirgin bir şekilde tezahür etmektedir. Kişisel özellikler, yani karakter nitelikleri üzerine gerçekleştirilen bir araştırma, bu alanda beş temel davranışı derinlemesine ortaya koydu.

Yaklaşık 1000 kişilik değerlendirmede karakter analizi hakkında 100 farklı sıfattan kendilerini hangisinin ifade ettiği soruluyor. Bunlar düzenli, rahat, umursamaz, sıcak kanlı, sanatçı ruhlu gibi başlıklardı. Her kişi verdiği cevaba ilişkin yaşadığı deneyimi de ekledi. Katılımcılar arasında asabi karakterli çabuk sinirlenen kişilerin daha çok kendini yatıştıran aktivitelere yöneldiği saptandı. İlginç olarak, empati kurmaktan yoksun ve daha alaycı ve bencil olduklarını da benimsediler.

Karakter olarak dış dünyayla etkileşim

Dışadönük bireyler, sıcak su dolu bir küvette dinlenmeyi önemsiyorlar. Partiler organize etme, barlarda sosyal etkileşimde bulunma, gelir artırma stratejileri geliştirme yeteneğine sahipler. Araç kullanırken telefonla görüşme, dekorasyonla ilgilenme. Yanı sıra bronzlaşma çabaları gibi faaliyetlere daha fazla zaman ayırdığı gözlemlenmiştir.

Daha fazla sorumluluk duygusuna sahip olan insanların ise tam tersine davranışlarda. Kitap okumak, kalem ucu çiğnemek gibi bireysel olan bazı etkinliklerden uzak durmaları dikkat çekti.

Açık fikirli ve yeniliğe yatkın bireyler, şiir okuma, opera izleme, esrar kullanma, sanat eserleri üretme eğiliminde. Kahvaltıda baharatlı yiyecekler tercih etme ve ev içerisinde çıplak dolaşma gibi çeşitli etkinliklerde bulunmaktaydılar. Bunun yanı sıra bu kişileri kendilerini bir spor takımı tutmak zorunda hissetmiyor.

Önceki yıllarda yapılan bir araştırmada Narsizim, Makyavelcilik ve Psikopatlık konuları hakkında değerli bilgiye sahip. Fakat bu üç kişisel özellik ‘Karanlık Üçlü’ olarak adlandırıldı. Psikopat özellikleri belirgin olan bireylerin sadece şiddet ve saldırganlık içeren davranışlara daha yatkın oldukları kanıtlanmadı. Aynı zamanda normalden daha uzun süre göz teması kurabildikleri ve internette daha fazla trol faaliyetinde bulundukları gözlemlenmiştir.

Yumuşak başlı ve uyumlu insanlar ev işleri ve çocuklarla vakit geçirme gibi işlerle meşgul oluyor. Bu ancak aile hayatını önemsemeleri ve başkalarına karşı duyarlı hissetmelerinin bir sonucu. Fakat tüm bunları yaparken bile şarkı söylemeyi ihmal etmemeleri ise kendileriyle barışık olmalarını ifade ediyor. ‘Karanlık Üçlü’ kategorisine ait bireylerin çoğu, sabah erken kalkmak yerine gece geç saatlere kadar uyuyor. Fakat narsistler, daha fazla kendilerini ön plana çıkarma eğilimindeler. Makyavelci özellikleri baskın olan heteroseksüel kadınlar, eşleriyle olan ilişkilerinde orgazm taklidine daha sık başvuruyorlar.

karakter özelliklerimiz nasıl oluşur

Sessiz bir ayna: Karakter özelliklerimiz

Karakter, kaleme alınmış uzun özgeçmişlerde ya da süslü sözlerde değil; gündelik hayatın sıradan anlarında, farkında olmadan verdiğimiz tepkilerde saklıdır. İnsan, büyük iddiaların değil, küçük alışkanlıkların toplamıdır. Öfke anındaki bakış, yardım istenildiğinde verilen ya da verilmeyen el, yolda rastlanan bir yabancıya gösterilen güler yüz. Bunlar, kişiliğimizin sessiz tanıklarıdır. Stanford Üniversitesi’nin 2018’de yaptığı bir çalışmada, bireylerin “mikro davranış” denilen küçük tepkilerinin, karakter algısının %70’ini şekillendirdiği bulunmuştur.

Bazen bir kişinin gerçek yüzünü görmek için büyük krizler beklemeye gerek yoktur. Gündelik hayat, karakterin en doğal laboratuvarıdır.

  • Sıradaki sabır: Market kasasında önümüzdeki yaşlı birine tahammül gösterebilmek.
  • Görünmeyen dürüstlük: Yerde bulduğumuz bir cüzdanı sahibine ulaştırmak, kimse fark etmese bile doğru olanı yapmak.
  • Anlık nezaket: Garsona teşekkür etmek, asansörde selam vermek.

Everyday Morality isimli 2014 tarihli bir araştırma. İnsanların büyük ahlaki eylemlerden çok, küçük nezaket davranışlarıyla toplumsal güven ortamı yarattığı tespit edilmiştir.

Stres ve baskı anlarında karakter özelliklerimiz

Baskı altındaki insan, en içteki “ben”i ortaya çıkarır. İş yerinde yaşanan bir kriz, trafikteki ani bir tehlike ya da aile içindeki tartışmalar. İşte bunlar özdenetim kapasitemizi ölçen turnusol kâğıtları gibidir. Soğukkanlılık, olayları büyütmeden çözme becerisi, empatiyle yaklaşabilme; bunlar sağlam karakterin göstergeleridir. Aksi şekilde, öfkeye teslim olmak ya da başkalarını suçlayarak sorumluluk almaktan kaçmak da kişiliğimizdeki çatlakları ortaya çıkarır. Yale Üniversitesi’nin 2020’de yaptığı bir stres araştırması dikkat çekici. Araştırma; özdenetimi yüksek bireylerin kriz anlarında %40 daha verimli problem çözdüğü gösterilmiştir.

Dürüstlük, yalnızca doğruyu söylemek değildir. Aynı zamanda söylediklerimizle yaptıklarımızın uyumlu olmasıdır. “Ben güvenilir bir insanım” demek elbette çok kolaydır. Fakat küçük bir çıkar uğruna ilkelerden vazgeçmek, bu iddiayı boşa çıkarır. Tutarlılık, hem kişisel ilişkilerde hem de toplumsal güven inşasında temel yapı taşıdır. Harvard Business Review’da 2019’da yayımlanan bir analiz: Liderlerde tutarlılık algısının güveni %88 oranında artırdığını ortaya koymuştur.

Başkaları hakkında konuşma biçimi

İnsanların yüzüne söylediklerimiz, sosyal nezaket gereği çoğu zaman ölçülüdür. Asıl karakter, onların arkasından konuşurken ortaya çıkar. Yapıcı bir eleştiri, saygının ve iyi niyetin işaretidir. Ancak sürekli olumsuz yorumlar, kıskançlık, önyargı veya memnuniyetsizlik gibi daha derin olumsuz duygulara işaret edebilir. 2017’de yapılan bir sosyal iletişim araştırması: Başkaları hakkında olumlu konuşan kişilerin iş ortamında daha güvenilir bulunduğunu ve ekip içinde liderliğe daha sık getirildiğini göstermektedir.

Hayatımızın yönünü, verdiğimiz küçük-büyük kararlar belirler. Yani seçimlerimiz, hangi değerleri önceliklendirdiğimizin aynasıdır:

  • Bireysel çıkar odaklı kararlar, kısa vadede kazandırabilir ancak uzun vadede ilişkileri ve güveni aşındırır.
  • Toplumsal faydayı gözeten kararlar, daha kalıcı ve saygı uyandıran bir etki bırakır.

London School of Economics’in 2021 çalışması: Etik değerlere dayalı karar alan liderlerin uzun vadede ekip bağlılığı %53 oranında daha yüksektir.

Karakter özelliklerimiz, bir anda inşa edilmez; tekrar eden davranışlarla şekillenir. Kitap okumak, selam vermek, başkalarının sözünü kesmemek, dinlerken gerçekten odaklanmak. Tüm bu küçük alışkanlıklar, zaman içinde kişiliğimizin görünmez imzası haline gelir. Dolayısıyla beden dili, ses tonu ve göz teması da bu imzayı tamamlayan ayrıntılardır. 2016’da yapılan bir davranış bilimi araştırması: Mikro alışkanlıkların (ör. gülümsemek, selam vermek) sosyal kabul görme oranını %30 artırdığını ortaya koymuştur.

Karakter, büyük sınavlarda değil; çoğu zaman kimsenin fark etmediği küçük anlarda ortaya çıkar. Günlük yaşamın temposu içinde attığımız adımlar, verdiğimiz tepkiler ve yaptığımız seçimler, başkalarının gözünde nasıl biri olduğumuzu şekillendirir. Bu yüzden, her anı bir karakter yansıması olarak görmek gerekiyor. Böylece kendimize karşı dürüst kalmamıza ve etrafımıza güven veren bir varlık olmamız mümkün olur.